Bunları Biliyor musunuz

*Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.

*Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez.

*Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir.

*Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.

*Kopeklerin ter bezleri ayaklarındadır.

*Kutup ayıları solaktır.

*Venus saat yönünde dönen tek gezegendir.

*Denizyıldızlarının beyni yoktur.

*Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.

*Eksi 90 derecede nefesimiz havanın ortasında donar ve düşer.

*Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.

*Kereviz yerken harcanan kalorikerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.

*Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.

*Coca-Colanın orijinal rengi yeşildir.

*Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır.

*Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor.

*Satranç tarihinin en uzun oyunu 1950 yılında Mardel Platoda yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleşmiştir. Pilkin ve Çernyak arasında yapılan bu maç 22 saat devam etmiş ve 191. hamle sonrası berabere bitmiştir.

*Düello" uygulaması hala Uruguay ve Paraguayda devam etmektedir.

*Sağ elini kullananlar sol elini kullananlardan ortalama 9 yıl daha uzun yaşıyor.

*Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak yada sağlak olabilirler.
 

ANKET
Kendinize Vakit Ayırabiliyormusunuz ?
Evet
Hayır
Eğitimde Ailenin Rolü / 02.01.2010

 

Eğitimde ailenin önemi tartışılmaz.Okulun verdikleri ailenin desteği ve kontrolü ile pekişecektir.Küçük yaşlarda verilen sorumluluk taşıma hissi özellikle ergenlik döneminde çocuk ve aile için derslerin ve yerine getirilmesi gereken sorumlulukların tartışma konusu olmasını engeller.Aile içinde herkesin yaşıyla orantılı sorumlulukları olmalı.Sizler nasıl ki ebeveyn olarak onlara hayati ihtiyaçları, bakımı, huzurlu bir aile yaşamı sağlamak sorumluluğunu taşıyorsanız onların da çocuk olarak yerine getireceği sorumlulukları olduğu çocuğa küçük yaşlarda verilmelidir.Bilinmelidir ki çocuğunuz akranları da dahil olmak üzere farklı bir bireydir Bu nedenle çocuğunuzun gelişimi ve eğitimi sırasında, karşılaştırma yapmadan, gurur kırıcı olmadan, başarılarını görüp onaylamalı, hatalarını düzeltmeli ama hep ve daima yanında olmalısınız.Çünkü hata yapılarak doğrular bulunur.
Çocuklarımız doğdukları andan itibaren yaşamımızın odak noktasıdır.Her anımızın öncelikli programları onlar için yapılır.Her şeyin iyisini onlar için isteriz.İyi bir okulda doğru bir eğitim almalarını, belli başlı üniversitelerde başarılı bir öğrencilik hayatı geçirmelerini, iyi bir işe girmelerini, işlerinde başarılı olmalarını, iyi bir eş bulmalarını…..
Dünyaya geldikleri andan itibaren planlamaya ve istemeye başlarız.Temel de istediğimiz, her şeyin iyisi onların olsun.Önemli olan bunu isterken hırsa kapılmamaktır.Bu istekleriniz ve onların adına belirlediğiniz hedeflere ulaşırken çocuklarınızı kendinizden uzaklaştırabilir, ilişkinizi zedeleyebilirsiniz.

Çocuğunuzun geleceğine olan inanç eksikliğiniz ona yansır.Yaşadığınız kaygıları bir ayna gibi size yansıtacaktır.Kaygı sahibi olmak çok normal ancak yoğun kaygı hissetmek çocuğunuzun da gereğinden fazla kaygı duymasına ve kendine olan güvenini kaybetmesine neden olabilir.Sonuçta başarı düşüşü kaçınılmazdır.

Davranışlarınızla verdiğiniz mesajlara dikkat edin.Söyledikleriniz tavırlarınızla paralel olmalı.’Bizim için sen önemlisin’ sözünün ardından yaşanan ilk başarısızlıkta ‘senin yapacağın iş bu kadar, sen ne başarısız ne tembelsin’ gibi sonu gelmeyen konuşmalar yapmak inandırıcılığınızı kaybetmenize neden olabilir.

Olumsuz motivasyondan kaçının.Eğitimin uzun soluklu bir süreç olduğu unutmayın. Bu dönem içerisinde çocuğunuz, mutlaka inişler, çıkışlar yaşayacaktır.Ancak, önemli olan çocuğunuza gerçekte başarabileceği mesajını vermektir.
‘Senden bir şey olmaz, böyle gidersen bir baltaya sap olamazsın’ denilen bir kişi belki hırsa kapılıp başarılı olabilir ama bu çok seyrek olan bir şeydir ve işin kötüsü çocuk ilerleyen zamanda bu tavrı modelleyerek kendi çocuklarına da uygulayabilir.

Gerektiğinden fazla fedakarlık göstermeyin ve bunu sürekli dile getirmeyin.
‘Sana harcadığımız para bu kadar para ile kaç çocuk okurdu’
‘Sen ders çalış diye ne bir yere gidiyorum ne de misafir kabul ediyorum’
 Aslında biliyoruz ki ne bu kadar fedakarlık göstermelisiniz ne de bunu çocuğa karşı kullanmalısınız.Zaten çocuk çalışacağı fiziki şartları siz onun adına yaratmadan yaratmalı.Çocuğunuz adına onun yapması gerekenleri yapmak  onun için bir iyilik değildir.Kendisi adına düşünülen bir çocuk, bir süre sonra bu anlamda tembelleşebilir.

Çocuğunuzu başka çocuklarla karşılaştırmayın.Karşılaştırma yapmak hem sizi hem de çocuğunuzu mutsuz edecektir.Karşılaştırma yapmak çocuğun önüne engel koymak gibidir.Çünkü bu durum çocuğunuzun kendini yetersiz, başarısız ve önemsiz hissetmesine neden olur.

Olumlu motivasyon yapın.Sürekli eleştirmek ve yargılamak yerine onun başarılı olduğunu noktaları da vurgulayın.Aralıksız eleştirildiği bir ortamda mutlu olması mümkün olmayacaktır.Bunun ona hiçbir yararı olmadığı gibi sizden uzaklaşmasına ve sizinle vakit geçirmek istememesine neden olabilir.İnsanlar olumlu söylemlerle daha kolay motive olurlar.Eleştiri abartıldığında kişi kolayca vazgeçebilir.Bu özellikle içe dönük çocuklarda daha çabuk gerçekleşir.

Evde huzurlu bir aile ortamı sağlayın.Aile içi geçimsizlikler. Anne baba arasındaki iletişim kopuklukları çocuğunuzu da olumsuz etkileyecektir.

Çocuğunuzda yalnızca ders çalışan bir robot değildir.Çocuklar eve geldikleri andan itibaren ders çalış talimatları başlar ve bu durum yatana kadar rutin aralıklarla devam eder.Akşam ders tekrarı önemlidir ama gün boyu okulda olan çocuğunuzla kısıtlı olan ortak zamanınızın hiç değilse bir kısmını sohbet ederek, birbirinize zaman ayırarak geçirin ve konu ders olmasın.Bu aranızdaki ilişkiyi güçlendirecektir ve sizi onun gözünde sürekli ders yapmasını isteyen bir ev öğretmeni olmaktan çıkaracaktır.

Çocuğunuzun sorumluluğunu üstlenmeyin.Bazı aileler çocuğun yerine ödevlerini, ders notlarını takip ediyor, okula götürmesi gereken araç gereçleri onun yerine ya da onunla hazırlıyor.Bu onun sorumluluğu içinde bir iş.Yapmadığında karşılaşacağı olumsuz durumları hesap edip önlem almak onu sorumluluk sahibi yapmayacaktır.Tam tersine, nasılsa kendisi için görevlerini üslenen biri olduğundan bu davranış onu tembelliğe itecektir.Bırakın yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşsin.

Başarılı olmayı çocuğunuzdan daha fazla istemeyin.Ona başarılı olmanın ya da olmamanın onun hayatını nasıl etkileyeceğini anlatın, gösterin.Başarılı olmayı çocuğunuz istesin.Başarılı olmak konusunda ondan daha istekli olan siz olmayın.

Sonuç olarak çocuğunuz ayrı bir birey.Her bireyin toplum içinde ve aile içinde ayrı görev ve sorumlulukları var.Herkes bu sorumluluk alanı içerisinde elinden geldiğince çaba göstermeli.Çocuğunuz bunu bilmeli.Ancak bunu anlatırken çocuğunuzun kişiliğini incitmemeye dikkat edin.Onun kendisini yetersiz hissetmesine ve yoğun kaygı ve stres yaşayarak vazgeçmesine neden olmayın.
Çünkü asıl olan, akıl, ruh ve beden sağlığı bütün çocuklar yetiştirmektir.Eğitim ve öğretimse bir ömür devam eder.

 

Ebru Sular Diger Yazıları
Oldukça hızlı değişen ve gelişen eğitim sisteminin etkinliğini ve uygulanabilirliğini sağlamak için eğitimcilerin de bu işleve katılımı ve eğitimi önemlidir.
Eğitimde ailenin önemi tartışılmaz.Okulun verdikleri ailenin desteği ve kontrolü ile pekişecektir.
Eylül ayı itibariyle yeni eğitim yılı da başladı.Hevesle seçilen defterler, yeni kitap kokuları çocukluğumdan beri heyecanlandırır beni.
Öğrencilerin ders çalışmayla ilgili en önemli sorunlarından biri nerede ve nasıl çalışacaklarını bilmemeleridir.
Her yıl yapılan araştırmalarla o yılın en iyi 100 üniversitesi belirleniyor.Bu yıl da Harvard birinci olurken ikincilik Cambridge’e ve üçüncülük de Yale Üniversitesine gitti.
1

Site içi Arama

Üye Giriş Paneli
Kullanıcı Adı
Parola
Giriş Yap
Yeni Üyelik | Yeni Şifre
Uzman Görüşü
Günün Sözü